Suruç Ovası; Yanlış planlama zarar verir

Faruk Caymaz Suruç Ovası; Yanlış planlama zarar verir
28 Kasım 2020 Yazırın bütün yazıları için tıklayın


Suruç Ovası; Yanlış planlama zarar verir

Hollanda belki ekosistem ve coğrafya açısından dünyanın en şanssız ülkesi ama öte yandan yaşama güçlerini kuvvetlendirecek doğaya karşı olan bilimsel çalışmaları konusunda,ileri düzeyde su yapıları mühendislik zekasına sahip insanlara sahip olması,onları en şanslı ülke yapıyor.

Ülkenin %38’ i deniz seviyesinden 1 ila 7 metre arasında aşağıdadır.Deniz suyu ve nehirler ile sürekli boğuşan ülke,bugün tarım alanında ve ekosistem dengesinde mükemmel bir yapıya sahiptir.

Hollandalı yazar Han van der Horst “The Low Sky- Understanding the Dutch-Hollandalıyı anlayan alçak gökyüzü” adlı kitabında şunları söyler:“Su,hem bir arkadaş hem de varlıklarını tehdit eden bir tehlikedir.Yabancılar, Hollandalılar için su ile mücadele ediyorlar ve kazanıyorlar diye düşünse de;deniz olsun ,nehir olsun suyu yenmek mümkün değildir;çünkü o çok güçlüdür.O nedenle insan için onunla birlikte yaşamanın yolunu bulmalıdır.”
Yazarın tespitleri, sorunun kaynağında olan suyun nasıl değerlendirileceği hususu son cümlede, son derece etkin bir şekilde vurgulamaktadır.

Bugün yeterli suya sahip olamayan kimi ülkeleri gözönüne getirin ve tarımsal alanda ilerlemiş oldukları seviyeye bakın;ekositem konusunda yeterli ve planlı çalışma ile yazarın bahsettiği birlikteliği sağlamış olduğunu görebilirsiniz.
Su her dönem dünya tarihinde etkili bir silah olmuştur.Düne bakın;Suriye ile olan ilişkilerimizde problem olan en önemli etken su olmuştur.

Memleketim olan Suruç’un 1970’li yıllarını çok iyi bilirim .Çaykara köyünde çocukluğum geçmiştir.O dönemlerde sulak araziye sahip ve isim yapan bir ovaya sahipti Suruç Ovası.
Bina temelleri, yapılırken-çok iyi hatırlıyorum-kerpiç temellere zarar vermesin diye ,suyu temel dışına atmak için ne zahmetler çekilirdi.

Yıllar yıllar sonra yanlış yeraltı suyu kaynaklarını kullanmadan dolayı gittikçe azalan suyun seviyesi- bundan birkaç sene önce köyüme ,mezun olduğum okulu ziyaretimde duymuştum-yeraltı suyu neredeyse 300 metrelerin altına indiği konuşmalar yapılıyordu.

Bugün bakıyorum,Atatürk barajından gelen suyla ovanın yeniden canlandığını duyuyorum oradaki dostlarımdan.
Suyun Suruç ovasına kavuşturulması önemli yatırım.Yatırımın kazanca çevrilmesi ise başka bir konunun ana başlığı.

Son iki aydır gazetemizde ikinci kez Suruç’a bağlı köylerde, suyun tarlaları-evleri su altında bıraktığını okudum.
Ne yalan söyleyeyim; kâr fıtırdı sermayeyi batırdı, diye düşündüm.

Sürekli siyasi çekişmelerin meydan bulduğu memleketimde aceleye getirilerek yapılan susuzluğun giderilmesi hususu ne yazık ki artık memleketime zarar vermeye başlamış.

Doğru dürüst araştırmadan yapılan projeler,gerekli su miktarının planlaması yapılmadan yapılan ulaşım kanalları ve dağıtım,ekositemin ihtiyaçlarını ve toprağın suya olan ihtiyaç miktarını hesaplamadan, yapılan sürekli su akışının verilmesi, bugün ovayı yarının Mersinin Tarsusuna döndermesi işten bile değil.

Eğitim sorununu çözmeden atılan adımların her biri, sorunu katlayarak büyütüğü gerçeğini ortaya koyuyor. Hacminden fazla suyun bilinçsizce verilmesi ,kullandırılması neticesinde bir sonraki adımın ovanın bataklığa dönüşmeyeceğini kimse söyleyemez.
Planlamanın,mevsimlik ve yıllık tarımın su ihtiyacı hesapları doğrultusunda üzerinde yapılması en elzem şeydir.Nasıl bir plan ve strateji içinde davranılıyor bilmiyorum.Lakin,ekosistem ve suya ihtiyaç duyan bitkilerin önerilmesi,yetiştirilmesi,sulak alan olabilecek bölgelerin tayini, toprak deneylerinin yapılması,tarımsal alanda sadece tarıma değil hayvancılığa da yer verilmesinin doğru bir politika olacağı kanaatindeydim.
Uzun zamandır gitmedim.
Yemyeşil ,tıpkı çocukluğumuzdaki gibi temiz havasına kavuştuğunu hayal ederdim.
Düşündüğüm gibi değilmiş.

Aşırı su baskınlarının olması,yeterli altyapıya sahip olmayan memleketimi yarınlarda çok daha büyük problemler beklediğini düşünüyorum.
Yarın bataklığa dönüştüğünde;sivrisineklerden tutunda yörenin hiç görmediği sürüngenlerle karşılaşması uzak birihtimal değildir.

Su dosttur ama , birlikte yaşamasını becerebilir ve ona hükmedebilirseniz.
Öyle anlaşılıyor ki; suyu sağlayan sistemi denetleyen yerel yönetimler ve kurumlar bunun farkında değil.
Toprak evlere sahip köylerin su baskınına uğraması,olmayan altyapısının doğuracağı olumsuz sonuçların bedeli can,mal kaybı ve gelecek açısından hiç de iyi olmayabilir.
Bugünden tezi yok; yaz aylarında kullanılabilecek su miktarı ile kış aylarında ihtiyaç olan su miktarının hesaplamalarında yeniden düzenlemeye gidilmeli.
Eğer ,çok daha zor olan denizle baş etmesini bilen bir Hollanda var ise ;bilin ki Suruç Ovası’nının geleceğini kurtarabilecek mühendislik çalışmalarını yapacak insanlarımız da var.
Geç olmadan,Suruç ve köyleri ,su kullanım sistemleri,su yönetimi ve tasarrufu konularında bilgilendirilmeli,yerel yönetimler ve kamu kurumları su yönetimi konusunda acil önlem almalıdır.

Selam ve Saygılarımla

Faruk CAYMAZ
İnş. Müh-Arş. Yazar

Bilgilendirme

Urfa Yaşam Haber sitesinde yazılan yazılardan yazarın kendisi sorumludur. Yazarın görüşleri Urfa Yaşam haberinin görüşlerini yansıtmaz


Etiket: , 742 okunma
Tarih: 28 Kasım 2020 Google News