Özel güvenlikçi olmanın dayanılmaz ağırlığı

Mustafa Kaplan Özel güvenlikçi olmanın dayanılmaz ağırlığı
3 Eylül 2020 Yazırın bütün yazıları için tıklayın


Özel güvenlikçi olmanın dayanılmaz ağırlığı

İşsizliğin yoğun olduğu ülkemizde, çoğu kimselerin can simidi gibi sarıldıkları bir sektördür Özel Güvenlik…

Üniversitelinin, Liselinin, İlköğretimlinin,hatta geçinmekte zorlanan emeklinin bile baş vuruda bulunup, çalıştığı  bir iş kapısı haline geldiği söylenebilir.

Bin bir zorlukla epey süreçten sonra alabildikleri  kimlikleriyle bu sektörün kapısını aşındıran insanımızın asgari ücret karşılığında hiç bir güvencesi olmadan adeta pamuk ipliğine bağlı zor şartlar altında çalışmaları insanın yüreğini burkuyor…

Nasıl burkulmasın ki!.. Bunlar bizim insanımız, uzaydan gelmediler ya…

Hiç bir güvenceleri yok…Bazı istisnalar hariç, emeklilik şansı bulunamayan bu garibanların sorunlarına bir el atmanın zamanı gelmedi mi sizce?..

Bir üniformalı için  (Asker,Polis gibi) görevi başında vurulmak şehitlik gibi bir mertebeyi  söz konusu ediyorsa , aynı durumun bir Özel Güvenlikçi içinde olması gerekmiyor mu?Neticede oda üniforma giymiş bir görevlidir…

Geçenlerde gitmiş olduğum bir AVM’de, bir şahsın dedektörle üstünü aradı diye görevliye en ağır hakaretlerde bulunması; karşısında aynı görevlinin ses çıkarmayıp sineye çekmesi doğrusu benim bile ağırıma gitti.
Her ne olursa olsun hiç kimse kötü bir muameleyi hak etmez…

Ellerinde çok cüzi bir yetki bulunan Özel Güvenlikçiler’in  bu hali pür melali çoktan çözüm masasına yatırılması gerekmektedir.

Bu insanlar, askerlik yapıp tüm vatandaşlık yükümlülüklerini yerine getirmiyorlar mı? Peki tüm bu kategorize etmeler  neden oluyor acaba?…

Her an işten çıkarılma korkusu yaşayıp,adeta diken üstünde bir yaşam sürdürmenin getirdiği huzursuzluk, onların yaşayış tarzındaki kalitesizliğe tavan yaptıracak cinsten.

Yinede aldıkları az bir maaşla geçinebilme çabaları gerçekten vahim bir durum…

En ufak bir soruşturmada  kimliklerine el konulup, iptal edilebilmesi de bu olumsuzlukların üstüne tuz biber oluyor…

Herkesin bu sorunlarla ilgili empati yaparak  çözümler üretmesi konusunda  arayışlar  içine girmesi bir vicdani sorumluluktur bence…

Bilgilendirme

Urfa Yaşam Haber sitesinde yazılan yazılardan yazarın kendisi sorumludur. Yazarın görüşleri Urfa Yaşam haberinin görüşlerini yansıtmaz


Etiket: , 111 okunma
Tarih: 3 Eylül 2020 Google News