Faruk Caymaz

Dünyanın anlamı, Kadınlar

/ by | Leave a comment

Dingin ve koca yüreğin şefkatli sokaklarında gezen bir yazarın ruhundan kadınları yazmak ne kadar zor anlatamam.

Hayatımızın her anında aynı havayı,güneşi,toprağı ,ateşi,sokakları yatağımızı paylaştığımız ;anamız olan,eşimiz-sevgilimiz,kızımız olan,ablamız- kardeşimiz olan,teyzemiz-halamız ,iş arkadaşımız olan kadınları bir günde sadece birkaç kelimeyle gönüllerini almak,onlara bir demet çiçekle –o da hatırlayabilirsek ve yürekli bir adam isek-değer verdiğimizi göstermek çok sıradan geliyor bana!

Düşünün ki onlar,biz fark etmiyoruz ama hayatı bize kolaylaştıran ve güzelleştiren ,sırtımızdaki yükleri paylaşan bir yapıyla yanıbaşımızdalar…

Düşünün ki onlar,ellerinin maharetini erkek olarak asla ulaşamayacağımız seviyede önümüze sundukları yemeklerde bulduğumuz…

Düşünün ki onlar,kutsal kitaplarda cennetin ayakları altında olanlar…

E böylesi güzelliklere sahip canlıyı ayrımcı bir bakışlar sadece kendi istekleri için yargıda bulunarak, karşı bir cephede yer vermek ne kadar doğru olur?

Son zamanlarda gerek görsel gerek yazılı basında her gün en az bir haberine yer verdikleri kadın cinayetlerini gözleriniz yaşarmadan izleyebilmek mümkün değil.Siyasiler ,-sanmayın “yapacağız,edeceğiz,koruyacağız,cezasını vereceğiz” demeçlerine inandığımı-sadece söylem görevlerini yerine getiriyorlar.Kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için getirilen öneri yine onların el kaldır-indir yöntemiyle reddedilmişti.Umudumu kestiğim siyasetin alengerli dünyası dışında çözüm bulabilmek.

Benim derdim koca olduğumuz,arkadaş olduğumuz,baba olduğumuz,sevgili olduğumuz kadınlar için kişisel bazda hepimizin bu konuda daha duyarlı davranmanın yollarını aramak;ya benimsin ya kara toprağınsın diyen ve düşünen zihniyetlerin önüne geçebileceğimiz,eğitebileceğimiz yolları aramamız.

Öyle bir dünya yok çünkü!

Sağ kaburgamızdan çıkan ve bizden bir parça olan kendi canımıza kastedecek kadar herhalde vahşi(!) değiliz diye düşünüyorum.

Kimi çevrelerin egemenliklerini devam ettirmek için kadınlara malı gibi,esiri gibi “ikinci sınıf” muamelesinde bulunması zaten herhangi kutsal kitapta yazmıyor,dahası onlar okumasını bilmedikleri gibi , dinden de imandan da haberi yok.Kadınların gölgelerinde yatıp uyumaktan başka bir yetenekleri de yok zaten.

Samsun’daki vahşeti iki gün boyunca görüntülerinin yayınlanması ayrı bir vahşet.Çekilen görüntüler zalimin cezasını bulması için elbette çok önemli bir delil ama sürekli ekranlarda dönderilmesi doğru bir habercilik anlayışı değildir.

Yüzlerce değil,binlerce kadın bu ülkede katledildi!

Hesaplar sorulmadı,cezalar farklı şekilde uygulandı ve bugün hala kadınlar katlediliyor,varsa şanslısı onların hayatı da yaşanılacak gibi değil.

Yaralananı ve hala korkularını üstlerinden atamayan kadınları ayrı bir yere koyuyorum.

Psikolojik çöküntü ve korkuyla, hayal güçlerinin ötesinde yatan güzellikler yerine ölümü her gün yaşamaları büyük bir haksızlıktır.

Erkek hegemonyası saçmalığının altında yatan eziklik de buradan gelir zaten;hayalleri…

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.

Keşke onları çok daha güzel şartlarda yaşatabilseydik. Hayatını kaybeden yüzbinlerce kadın bugün yaşıyor olsaydı, güzelim Nazım şiirlerini,Attila İlhan’ın sevgisini,Can Yücel’in ağız dolusu haykırışlarını; kendilerini seven adamların ağzından şiirler duyabilselerdi.

Üzgünüm…

Dünyadaki tüm kadınların(bütün canlıların kadınları) Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor,önlerinde sevgi ve saygıyla eğiliyorum.

Onlar bu dünyanın cennet öncesi fragmanları.

İyi ki varsınız…

 

Faruk CAYMAZ

İnş. Müh-Arş. Yazar


Etiketler: 192 okunma
Bilgilendirme

Urfa Yaşam Haber sitesinde yazılan yazılardan yazarın kendisi sorumludur. Yazarın görüşleri Urfa Yaşam haberinin görüşlerini yansıtmaz

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir