Bir Siyaset istiyorum Anne sütü gibi AK!..

Mustafa Kaplan Bir Siyaset istiyorum Anne sütü gibi AK!..
27 Ağustos 2020 Yazırın bütün yazıları için tıklayın


Bir Siyaset istiyorum Anne sütü gibi AK!..

İçinde envai çeşit balık olan kirli bir deniz düşünün!..

Sizce hiç mümkün müdür,o balıklardan her biri o kirlilikten nasibini almamış olsun…

Gençliğimden bu zamana dek,uzaktan veya yakından benim kuşağımdaki her kes gibi nice siyasi partiler,hükümetler, askeri darbeler görmüş,az çok tanık olmuş biriyim.

Hiçbirinin sütten çıkmış ak kaşık olduğunu söyleyemem…

Eskiden olduğu gibi şimdilerde de duyduğum hep aynı terane”Yapacağız,edeceğiz”Bol bol karşılığı olmayan vaatler…

Teori çok;ama Pratik Maalesef!.. Somut pek bir  şey olduğu Söylenemez… Varsa da ,sizi bilemem,ama bana göre devede kulak…

Mesela o dönemlerde , hükumetlerin istikrar bazındaki performans düşüklüğü,kendini ifade edememe zorluğu, benzeri bir çok negatif  yansımalar;muhalefet kanadından sadece muhalefet için muhalefet yapabilme alışkanlığı,çözümlere çözümsüz tepkimeler,Sağ,Sol çatışmalarındaki etkin veya pasif katkı sunumları ve sonucunda gelinen noktada faturası millette kesilen 12 Eylül belası…

Bir darbe ki,fetret devrini var edip,milletin demokrasi ile olan bağını bir çırpıda kesi verdi…

 Nice masum vatandaş, suçsuz yere gerçek suçlularla aynı kategoriye konularak, mağdur oldu…

O dönem siyasilerin ortaya koydukları konjonktür böyle olmasaydı,o askeri harekat bel ki tezahür etmeyecekti.

Sırf bu yüzden o uğursuz döneme kapı aralayan siyasi aristokratları kamuoyu vicdanında mahkum edebilecek argümanlar olduğunu söylesem yanlış söylemiş olmam.

 Verilen askeri notaya karşı,ne iktidarın;ne muhalefettin bir tutum değişikliğine girmemesi, eski tas,eski hamam tam yol ileri bir politika izlemelerindeki ısrarcılığından bu zamana denk gelen iz düşümleri bir ibret tablosu olarak hala hafızalarda taptaze duruyor…

Oysa asıl olan vatanın, milletin yükselişi ve buna paralel olarak “Devlet-i Ebet Müddet “fikrinin bayraklaştırılması değil midir?

Sizi bilemem; ama ben bu ülkenin baht kapısını açacak olan kilidin meşveret ve şura olduğuna inanıyorum.

Buna tevhidi, Liyakatı ve Sadakati de tatmin dozunda katabilir sek; eminim güçlü bir Türkiye olma yolunda atılacak her adımın bize başarı getireceğini,bizi o hayalini düşleyip sevdalandığımız “Kızılelma”ya götüreceğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Ülke çıkarları, şahsi çıkarlar önünde seyr ediyorsa,o ülkenin ulaşmak istenen zirveye taşınmasına hiç bir güç engel teşkil edemez…

Rahmetli Demirel’in dediği gibi”Vatan bir gemidir”O gemiyi hedeflenen limana götürebilmek milli bir görev olmalıdır …

Bilgilendirme

Urfa Yaşam Haber sitesinde yazılan yazılardan yazarın kendisi sorumludur. Yazarın görüşleri Urfa Yaşam haberinin görüşlerini yansıtmaz


Etiket: , 70 okunma
Tarih: 27 Ağustos 2020 Google News