Nereye kadar?

Faruk Caymaz Nereye kadar?
7 Aralık 2020 Yazırın bütün yazıları için tıklayın


Nereye kadar?

2019 yılından emanet aldığımız 2020 yılı, beklenmedik felaketleriyle bitmedi gitti bir türlü.

Kime sorsanız,aklından geçenleri tek tek sayıyor,sayarken hüzünleniyor;isyan ediyor.

“Bitmedi şu 2020!”

Ne yalan söyleyeyim,ben de aynı görüşteyim.

Zaman zaman yaşananlara bir anlam yükleyip, neyi yanlış neyi doğru yaptığımızı bulmaya çalışıyorum ama hiç de kolay bulunabilen sonuca varamıyorum.

Bugün haber kaynaklarından gazetelere düştü bir haber.

Son derece sıkıntı veren ve umutları baharlardan sonraki baharlara belki de daha nice baharlara bırakacak nitelikte.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus,açıklamasında:

“Aşının geliştirilmesi ve kullanılması sonucu Covid-19 salgını sıfırlamayacak.Maske kullanımına devam etmek zorundayız.”dedi.

Ürkütücü!

Belli ki ilaç ve temizlik endüstrisini çok daha uzun zaman besleyecek harcamaları yapmak zorunda kalacağız.Amaç hiçbir zaman hastalığı bitirmek oldı bugüne kadar;ölmemesini sağlamak…

Aşı zaten iyileştirmeyecek , salgına yakalanmamızı geciktirmek için var olacak.

Zira bu nedenle,Onların pandemi dönemi başlangıcında ellerini ovuşturmaları,heyecanla peş peşe aşı çalışmalarına başladıklarını açıklaması, bu öngörümü destekler nitelikte.

1918 ‘deki İspanyol Gribi salgınında milyonlarca kişi hayatını kaybetti ve grip aşısı üreten ilaç firmaları boyutlarını beş kat daha büyüttüler.

Ama nereye kadar?!!

***

TÜİK 3 Aralıkta enflasyon rakamları açıkladı,İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı(%14,07) rakama çok yakın;%14,03

Belli ki sıkıntı büyük ve artık gizlemenin anlamı kalmamış.

Vatandaşın çarşı-pazar enflasyonu zaten kendini alışverişte belli ediyor;bu açıklananların çok çok üstünde;dizginlemek olabildiğince zor.

Bundan sonra nasıl bir yol izlenecek ,neler değiştirilecek ve üstesinden nasıl gelinecek ,o bir muamma.

Dünya enflasyon liginde enflasyonu en yüksek ilk 20 ülke arasındayız.Sierra Leone’den bile kötüyüz,onlarda bile %13,32

Sorasım geliyor;e hani biz uçuyorduk?

E hani kıskanıyorlardı bizi?

E hani ekonomide büyüme rakamları gelişme gösteriyordu?

İşsizlik rakamlarına hiç değinmiyorum.

Pandemiden önce kötüydük bugün çok daha kötüyüz.

İşinden gücünden olmuş ,salgınla yasaklarla,aile içinde huzursuzlukla mücadele eden ,az buçuk emekli maaşı ile vatandaş ne yapıyor biliyor musunuz?

Size küçük bir-iki örnek vereyim:

İstanbul’da insanlar 1 liraya ekmek satan halk ekmeklerin önünde uzun kuyruklar oluşturuyormuş.Evine ekmek götüremeyen insanların kuyruklarda saatlerce ekmek beklemesi ,

Metrobüslerde sabahın karanlık saatinde işine gitmek isteyen ya da işe gidiyormuş gibi utana-sıkıla evden çıkan vatandaş; umudunu,inancını, kuru ,soğuk havaya gönderiyor.

Eski defterleri açıp kuyruk resimleri paylaşan hanımefendi-beyefendiler gözlerini açıp bugüne bakmalılar.Dün yapılamayanları bugün büyük bir “iş”miş gibi göstermek sadece acizlere yakışır.

Yazık!

 

***

Geçenlerde Sağlık Bakanlığı aşı fiyatlarını açıkladı.Çin’den gelecek aşılar ücretsiz ama diğer ülkelerden gelecek aşılar ücretli olacak.

Siyasi bir partinin yüksek fiyatlar nedeniyle aşıların tüm vatandaşlara” ücretsiz olması” için Meclis Başkanlığına verdiği öneri görüşüldü ve AK Parti ile MHP ‘nin oyları ile rededildi!

Sebebini anlamak mümkün değil.

Devam eden salgının yarattığı ekonomik pandemiyi takmıyorlar galiba,baksanıza vatandaş önceliği vekiline(!)göre pek de önemli değilmiş!

İşsiz vatandaş;

depremle…su baskınıyla…pandemi ile…yoksulluk ve açlıkla…siyasetçilerin kavgaları ile…borçlar ile yalnız başına savaşmak zorunda,başka çaresi yok çünkü!

Aşıya tekrar dönelim.

Resmi olarak beklenen aşı fiyatları…

(en yüksek ve en düşük firma,ikili doz)

 

Biontech/Pfizer: 50-74$(ortalama dolar:7,80 TL alındığında=390 ila 577,2 lira)

Oxford/Astrazenecea: 6$ =46,80 lira)

(kaynak:haber siteleri)

Şimdi tekrar sorayım:

Saatlerce 1 liralık ekmek kuyruğunda bekleyen vatandaş bu aşıyı nasıl alacak?

***

Deprem Uzmanları(!) her gün yeni uyarılar yapıyor ,sonuçların nasıl olabileceği konusunda tahminler yürütüyor.

Irgaklayan yok.

Dinleyen çok az ve vurdumduymaz.

Uzmanı tv’de boy gösterme,diğer dinleyeni ise oy potansiyelini artırma peşinde…

Sözümona, Türkiye’nin deprem gerçeğini ortaya koyan bilimsel çalışmaları destekliyorlar!

İşin uzmanı Teknik Personeli ve yönetmelik gereği projelendirmeleri kullanmadan,deprem yönetmeliğine uymadan,sırf mali gücü yüksek diye esnaflıktan müteahhitliğe geçiş yapan adamlara izin vererek mi?

Yoksa,”para akışı” olsun da kim ne yaparsa yapsın diyerek mi?

Vergi Barışı ile getirilen af niteliğindeki uygulama,bu değil mi!

Mal ve can kayıplarının yaşanması,vatandaşın bir türlü akıl edemediği yanlışı düzeltme hesabı, kibleyi yanlış hesaplama ile sonuçlanmıyor mu?..

Hangi İl’e bakarsanız bakın deprem gerçeğine yönelik hazırlanan veriler ışığında yapılaşma gerekirken, tam tersine yapılaşma oluştu,dinleyeni ve anlayanı yok.

Konuşanın kendini övmekten başkaca bildiği bir şey yok.

Peki ama nereye kadar?!!

 

Selam ve Saygılarımla

Faruk CAYMAZ

İnş. Müh-Arş. Yazar

Bilgilendirme

Urfa Yaşam Haber sitesinde yazılan yazılardan yazarın kendisi sorumludur. Yazarın görüşleri Urfa Yaşam haberinin görüşlerini yansıtmaz


Etiket: , , 467 okunma
Tarih: 7 Aralık 2020 Google News