Faruk Caymaz

Fabet’i anlamak

by | Leave a comment

Yazımı kaleme alırken önümde iki önemli güncel konu vardı;

Biri tamamlamaya çalıştığımız yeni kitabımız “50 Yüzsüz Adam” diğeri 3. Kitabımız, şiirin vücuda gelmiş hali olan Fabet…

Ele alınacak konu olunca haliyle insan seçmekte zorlanıyor.Mühendislik alanındaki çalışmalarımız devam ederken,projelendirme aşaması esas itibariyle mesleğimle ilgi olması sebebiyle hem çok daha önemli detay içeriyor hem de teknik bilgiyi açarak anlatmayı gerektiriyor.

Teknik konu nedeniyle açıklamalar resim ve onun altını dolduracak hem iç açıcı bilgi hem de konunun anlaşılabileceği hafif dil barındırmalıydı.

Konu ağırdı.

Biraz daha bekleyelim istedik.

En azından proje çalışmalarımızın görünür güzelliği ortaya çıkana kadar.

Çünkü hedefimizde güncel veriler ışığında olabilecek en güzel proje halini yapmak ve hatasız bir şekilde bitirmek.Dönüşü olmayan imalat aşamalarının yorucu zamanlarında en ufak bir hata ve geriye dönüş, zararlara ve boşa geçen zamana sebep olabiliyor.

**

Gelelim şu “Fabet” isimli kitabımıza….

Şiir enteresan akıl -kalp birlikteliğinin ürünü.Çoğumuzun günlük söylediğimiz cümlelerden,mırıldandığımız şarkı sözlerinden daha etkili ve yorucu.

Duygu yoğunluğu sıradan bir durum gibi görünse de gerçekte ağırlığı hüznün kapılarını açar.

Aynı şeyi birkaç kere yaşamazsınız,daha da ilerisine sığınırsınız.

Limanlar size sürekli açık olmaz,vaktinizin geçişini seyre kalır durursunuz.

İşte şiir bu anlamda bizleri yaşamın o muhteşem datasını yükler;sevgi…

Yüreğin o en derin zarif ve kutsal yerinde kıyametler kopar,zaman durur,akşamlar kalleşçe üzerinizden geçip durur…

Yapabileceğiniz müdahaleye rastlayamazsınız, kaçar elinizden.

Fabet adlı şiir kitabımız 3 yılda yazıldı.

Şiirlerin tamamı yaradılış-doğa-insan üçlemesi içinde döner.

Sahtelik kokmaz,serzeniş bolcadır.

Yazılan kişiye duyulan o müthiş sevgi ve öfke ,kambursuz;içsel dünyanın yeniden yaradılışını anlatır.

Karınca Yayınları ‘nda çıkan kitabımızın çok daha güzel yanı,asla hakaret içermemesi ve saf temiz hikayenin dile gelmiş halidir.

Konu dağınıklığna sebep olmadan kalpten parmaklara oradan kaleme alınan şiirler dizisinin ilk tepkileri benim açımdan çok olumlu oldu;

Ağır dilden kaçılmış olması.

Henüz baskı aşamasındayken yorumlara sunduğumuz çalışmamızın eleştirisini dikkate almadan geçmedik..Gösterişsiz sade,insancıl yaklaşımın etkilediği ,konunun saptırılmadan şarkıya bile dönüşmesi beklenen sözlerden olduğunun anlatılması, kulağa hoş gelen sözlerdi.

Yazılan kişinin hala nerede olduğu bilinmeyen ve adanan bu kitabın ,artarak devam edecek okuyucu kitlesine ulaşabileceğine olan inancımız tam.

Duygulu hemen her kişinin dilinin dönemediği yerde tuşlara parmaklara dokunduğu,soluk almadan keskin bakışlar altında hedefe giden mısraların kişiliğe büründüğü,sıradışı anlatımın varlığı

Nasıl istenirse öyle diyaloğlar topluluğu.

Çıkış amacı satış olmayan Fabet’in ve son yayınlanan “Çıkar Sokağı” adlı çalışmalarımızın pandemi sonrası imza günleri için girişimlerimiz var.

Bu konuda düşündüğümüz imza günlerinden birini de memleketim olan Suruçta yapmayı düşündüğümüzü söyleyelim.

.Bir yazar için,

Çok daha fazla okuyucuyla buluşmak belki de kaleme alanın görebileceği en güzel hayaldir.

O hayale olan çabamız, gerçekleşmesinin üzerinedir.

İçtenliğimiz Fabet’in dostluk kokan mısralardan gelir.

Hayata;

Fabet’le bakın,

Fabet’le kalın…

Faruk CAYMAZ

İnş. Müh-Arş. Yazar


Etiketler: 244 okunma
Bilgilendirme

Urfa Yaşam Haber sitesinde yazılan yazılardan yazarın kendisi sorumludur. Yazarın görüşleri Urfa Yaşam haberinin görüşlerini yansıtmaz

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir