Recep Fırat

En Kısa Sürede Herkes Aşı Olmalı !

by | Leave a comment

Sevgili insanlar
COVID-19 nedeniyle bugüne kadar tüm dünyada bir buçuk milyonun üzerinde insan hayatını yitirdi. Vaka ve ölüm sayıları hızla tırmanıyor. Yalnızca son bir ay içinde günlük ortalama ölüm sayıları neredeyse iki katına çıktı.

COVID-19 salgınını durdurmanın, bulaş zincirini kırmanın en önemli yolu, yaygın toplum bağışıklamasıdır, yani aşılamadır. İnsanlığın koronavirüs salgınından ve onun yıkıcı etkilerinden kurtulması için gerekli adımlar vakit kaybetmeksizin atılmalıdır, ve herkes aşı olmalıdır.
Aşı koruyucu sağlık sisteminin en temel unsurudur. Sağlık söz konusu olduğunda korumak tedavi etmekten her zaman daha güvenli, ucuz, etkin ve kalıcıdır.

Aşı temel bir sağlık hakkıdır. Aşı üretimi, dağıtımı ve denetimi tamamen kamusal olmalıdır. Rica minnet aşı yapılmaz! Bu konuda devletin bırakacağı boşluğun bedelini tüm yurttaşlar öder.

Özellikle içinde bulunduğumuz döneme ilişkin öncelikli bir ihtiyaç söz konusudur. Mevsimsel grip ve pnömokok (zatürre mikrobu) aşılarının hastalık ve ölümlerin azaltılması ve toplum sağlığının korunması açısından yararı bilinmektedir. Ayrıca COVID-19’a bağlı solunum yolları hastalıkları ile eş zamanlı geçirilmeleri durumunda hem daha büyük bir sağlık riski hem de tanısal karışıklık ortaya çıkma olasılığı söz konusu olacaktır. Yapılması gereken bellidir.

Bakanlık ise bir yandan aşı yaptırılmasını önermekte, bir yandan aşı yaptırması gereken tüm risk gruplarına yetecek kadar aşının tedariği görevini yerine getirmemektedir. Yani bir kez daha, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtiyorlar…

Ayrıca ülkedeki aşı üretim tesisleri kadük hale getirilmiş, aşıların temininde neredeyse mutlak bir dışa bağımlılık ortaya çıkmıştır. Tüm yurttaşların sağlığını ilgilendiren bir konuda devlet yatırım yapmamakta ve süreci belirsiz, kırılgan, istikrarsız bir hale getirmektedir. Açık söyleyelim: Yaptığınız yalnızca her şeyi ticarete dökmek değil, düpedüz halkın aşı hakkının gaspıdır. Suçtur.

Yetersiz sayıda aşı ithal ederek insanları aile sağlığı merkezi kapılarında, eczane önlerinde kuyruklarda bekletmek, aşının yapılacağı tarihi belirsiz bir zamana öteleyip sonra hiç yapmamak, ülkemize ne kadar aşı temin edildiği ile ilgili yanıltıcı bilgiler sunmak… Bunların hiçbirini halkımız hak etmemektedir.

Aşı üretim ve tedariğine kaynak ayırmayan, ihtiyacı olan herkesin aşı hakkından yararlanması için gerekli düzenlemeleri acilen yapmayanlar  bu suçun altında kalacaktır.

Tekrar ediyorum: Sevgili halk Aşı olalım yoksa talep edelim.

İçinde bulunduğumuz koşullar altında aşı hakkı geciktirilemez. Hiçbir yurttaşın aşı hakkı ertelenemez. Aşı hakkı patronların insafına bırakılamaz!
Ayrıca

Aşılar Üzerindeki Tüm Patentler de Kaldırılmalıdır!
“Aşıda Patente Hayır”
“‘Tarihin en büyük aşılama kampanyası’ olarak sunulan aşılama çalışmalarında dünya nüfusunun sadece yüzde 2,16’sı tam olarak aşılanmış durumda. Aşının dağıtım ağı ise bilimsel verilerle değil yine kapitalizmin kurallarıyla belirleniyor.

Aşılar üzerindeki patentler ve bu patentlerin paylaşılmaması, ilaç tekellerinin daha fazla kazanmasını sağlıyor, kazanmanın ötesinde zenginleştiriyor. Aynı nedenle aşıların üretim ve tedariğinde sorunlar görülüyor. Aşı üretimi yetersiz kalıyor.

Zengin ülkeler yoksul ülkelere göre 25 kat daha hızlı aşılanıyor… Bazı ülkelerde tek doz aşı dahi uygulanmış değil. İlaç tekellerinin kâr hırsı göz göre göre milyonlarca insanın ölümüne neden oluyor.

Ülkemizde de yeterli aşı tedarik edilemediği için aşılama hızı oldukça düştü, salgın kontrol altına alınabilecekken kontrolden çıktı…

Sağlık sistemi daha fazla piyasa kurallarıyla yönetilemez, aşı üretimi patentlerin sunduğu kârlardan vazgeçmek istemeyen ilaç tekellerine bırakılamaz. Aşıların formülleri ve üretim teknolojileri tüm ülkelerle paylaşılmalı, üretilmeleri patent yasakları ile engellenmemeli, aksine bu aşıların üretimi için gerekli ise teknolojik iyileştirmeler hızla desteklenmelidir. İnsanlık için aşı uluslar arası ücretsiz olarak üretilmeli ve yaygın ve eşit bir şekilde uygulanmalıdır.
Salgın sırasında iyice belirginleşen ülkeler arası eşitsizliklerin sonucu olarak, bazı ülkeler nüfus ihtiyacından fazla aşı temin edebilirken, yoksul ülkelerin aşı hakkından mahrum bırakılması, aşı üzerinden yürütülen pazarlık ve şantajlar insanlık suçudur. İlaç tekellerinin aşı hakkını metalaştırması kabul edilemez.

Yapılması gereken bellidir: Devlet şeffaf bir şekilde ve tek bir yurttaşın bile dışarıda kalmadığı bir aşılama programını  sunmalı ve derhal uygulamalıdır.
Sevgili Yurttaşlarımıza çağrımdır: Aşı olmak için bugünden tezi yok en yakın sağlık kuruluşuna gidip aşı olalım, yoksa  talep edelim!

Tüm insanlık için sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Vesselam

Recep Fırat Araştırmacı Yazar


Etiketler: 29 okunma
Bilgilendirme

Urfa Yaşam Haber sitesinde yazılan yazılardan yazarın kendisi sorumludur. Yazarın görüşleri Urfa Yaşam haberinin görüşlerini yansıtmaz

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir