Faruk Caymaz

BEKLERKEN…     

by | Leave a comment

Rusya’nın Ukrayna’yı abluka altına alması, şehirlerini bombalamasının gerekçesi ne olursa olsun haklı tarafını göremiyorum. Yaşam mücadelelerini soğuk ve pandemi gölgesinde sürdürmeye çalışan halkın yaşadığı dramı önemsiyorum; hiçbir halk vahşeti, kan-gözyaşını ve sevdiklerini kaybetmeyi hak etmiyor. 

Zelensky’yi savunmuyorum… 

Putin’i de savunmayacağım… 

Biden’ın saçma sapan genişleme düşüncesini, İngiltere Bakanı’nın savaş çığırtkanlığını hiç savunmayacağım… 

Fransa ,Almanya’nın iki geri bir ileri adımlarına söyleyecek çok şeyim var ama …demiyeyeceğim. 

Hele hele Ukrayna’ya komşu ülkelerin kapılarını Ukrayna halkına açmasına içim acıyarak bakıyor olacağım. 

   Savaşların hiçbir gerekçesi ve haklı yanı olmadığı gibi sebepsiz ve günahsız insanların yerlerinden yurtlarından edilmesi insanlık için korkunç bir dramdır. 

Bir avuç kendini bilmez güç sahibinin uçuk hayalleri nedeniyle dünyanın uğradığı zulmü görmezden gelmek hiçbirimizin insani yanına sığmaz. 

   Kaldı ki içinde mahkum olduğumuz şu güzelim küçücük dünyanın geleceğini karanlığa sürüklemeye çalışan multi zenginlerin, kendini kurtarma çabalarına kimsenin yüreği kabul etmez. 

Bundan aylar önce Suriye’den kaçan mültecilerin dramlarını seyrediyorduk çaresizce tv’ lerden. 

Kimi savaştan kaçarken hastalanıp yolda hayatını kaybediyordu, çocuklar ne yaşadıklarını bilmeden ,baba sırtlarında ,anne kucaklarında yurtlarını terk ederken; ya içine yüzlerce kişi sıkıştırılmış botlarda can vereceklerini ya da kaçmaya çalıştıkları ülkenin sınırlarında aylarca bekleyeceklerini bilmeden yaşama  tutunmaya çalışıyorlardı… 

Kimi aç kalmamak için ülkemizde dilencilik yapamaya… 

Kimi üç kuruşa bulabildikleri işlerde çalışmaya… 

Kimi daha iyi bir hayat için Avrupa’ı cennet gibi hayal ediyordu. 

Ama… 

Dünya sessizce onları izlerken… 

Dünya onları kapılarından içeri almazken… 

Hayat onlar için karanlığın hiç bitmeyeceği tünel girişi gibiydi. 

Bugün Ukrayna Başbakanı katıldığı Antalya Demokrasi forumunda dünya ülkelerine seslendi. 

Dedi ki: 

“Yarın sizin ülkeniz de saldırı altında olabilir.” 

    Bana demagojik gelen bu çağrının; Suriye,  Irak, Afganistan’da savaş sürerken insanların çığlıklarını, feryatlarını ,gözyaşlarını görmezden gelen bu zihniyetin bugün kendi başına geldiğinde ayağa kalkması bencil ve dürüst bir davranış olarak görülemez. 

İnsanlığın dramatik kaosun ortasında sadece kendileri kalınca ayağa kalkması inandırıcı olması beklenilemez. 

Ukrayna halkının uğramış olduğu zulüm tıpkı diğer ülkelerde savaş nedeniyle yurtlarını terk eden halklardan hiçbir farkı yok ;acı ve derin üzüntü vericidir. 

Ama… 

Bunun sebebinin de ülke yöneticilerinin en büyü suçu olduğunu unutmamak lazım. 

Halkını bu kadar seven bir Putin ,eski vatandaşlarını bu hale getirme gibi bir hakkı yoktur. 

    Zelensky vatanına düşkündüyse; ülkesinin varlığı ve halkının selameti için Avrupa ve Amerika’nın gazına gelmeden bulunduğu mevkiden ayrılması hiçbir yanlış yanı olmayacaktı. 

Sözüm ona Rusya’nın yaptığı saldırılardan sonra olası bir barış anlaşması ile gemisini terk etmeyen kaptan gibi kahraman(!) olacak . 

Safsata… 

    Uzun lafın kısası;her iki tarafı suçlu görmemiz sonucu değiştirmiyor; tıpkı diğer halklar gibi Ukrayna halkını da ne yazık ki savaş perişan vaziyete sokmuş durumda. 

   2019 yılında ortaya çıkan covid belasını defetmeyi beklerken 2022 kışında, karşılaştığımız durumun gidişatı bize covid’ten daha ağır ve yaralayıcı geliyor.   

 Sevgi ve saygıyla… 

 

 

 


Etiketler: 117 okunma
Bilgilendirme

Urfa Yaşam Haber sitesinde yazılan yazılardan yazarın kendisi sorumludur. Yazarın görüşleri Urfa Yaşam haberinin görüşlerini yansıtmaz

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.